 |
| Sohbete Katılın
|
|
Kayıtlı kullanıcı değilseniz bazı özellikler ile sınırlı kalabilirsiniz. nasil1firma.com'un üyesi olmak için lütfen buraya tıklayınız
|
| Acil Bilgi İstiyorum |
Bu sayfaya erişebilmek için lütfen kullanıcı adınızı ve şifrenizi giriniz. Üye değilseniz üye olmak için lütfen buraya tıklayın
|
| İş İlanları |
|
Şu an sitemizde bu firma ile ilgili iş ilanları yer almamaktadır.
|
| Bu Firmadaki Son Mesajlar |
|
|
|
|
|
|
|
Ülker Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. |
hakkımı helal etmiyorum
bu firmada bölge yöneticisi olarak çalışmış ve insanlık dışı uygulamalarla karşılaşmış biri olarak sözlerime başlıyorum. iyi bir kariyere sahip olarak iyi bir mülakattan sonra çalıştığım işimden ayrılarak göreve başladım. oryantasyon adı altında 2 hafta istanbuldaki bölge yöneticileriyle istanbulun ne kadar sote yerinde kafe ve lokanta varsa çay içerek yemek yiyerek arazi olmayı öğrenerek işe başladım. daha sonra çalışacağım bölgeye gittim. ilk olarak bir otele yerleştik ertesi gün sayın atakan cabbar bölge müdürümüzle tanıştık. başından savarak başka bir bölge sorumlusu arkadaşla işi öğren diye 3 hafta beni dolaştırdı işin arazi olma işi olduğu burada da perçinlendi 3 hafta olduğum şehirde ne kadar güzel mekan cafe lokanta varsa gezdik durduk. tek öğrettiği bir gün alışveriş merkezinde yediğimiz yemeğin altında bulunan kağıdı yırtıp yazdığı yapılacaklar listesiydi. sonra dediler sana 2 distiribütör, yolladılar. distribütöre gidince ne sistemi, ne işi, ne yapacığımı bilmeden işe koyuldum. daha 2. günde kota, hedef, promosyon, uygulama, evrak mail baskıları gelmeye başladı. ha bu arada 2 hafta şehirler arası otobüsle gittim gedim. araç yoktu. bölge yöneticisi olarak otoyolun ortasında bi saate kadar otobüs bekledim. bu esnada otelin 2. gününde baskı yapmaya başladılar bölge bütçesinden gidiyor ev bul kendine diye. o sırada anca daha tamamlanmamış doğal gazı bile açılmamış bir ev buldum yerleştin 3 hafta soğuk suyla duş aldım. neyse distiribütörde göreve başladığım sırada bana yardım edecek bölge yöneticisi ve sayın operasyon yöneticimiz tatile çıktı kaldık sap gibi. kaza bela 90 - 120 bin civarı olan distribütörümüzün cirosu o ay 200 bin oldu tabi atakan ve yalaka müdürümüz bunu hemen sahiplendi kendi adına bana sunum yaptırıp bölge müdürü toplantısında müdürüne yalakalık yapıp diğer bölge müdürü akranarına hava attı. neyse ki yöneticilik vasıflarımız vardı kotalarımızı aşşağı yukarı bu şekkilde tutturduk. yaptığımız işten fincancı katırları da ürktü bu arada farklıydık diğer cemaat ehli arazi bölge sorumlularından farklı işler yapıyorduk kafamız da basıyordu. onlar gibi yalakalık yaparak, takla atarak, efendim deyip ayak da yalamıyorduk. çünkü bizi yaptığımız işle takdir ederlerdi hep. bir toplantıda atakan, cabbar müdürümüz üstümüze gelmeye başladı neden yokken 15 kişinin olduğu bir toplantıda kendisine bişey anlatırken o havaya bakıp şarkı söylemeye başladı. ne ülkermiş ne müdürmüş? adamın bildiğiniz recep ivedik. siz olsanız ne yapardınız? ben bişey yapamadım ne yapayım? o gün nedensiz üstüme üstüme üstüme geldi. sonra bu gelişleri arttırdı biz işimizi sorunsuz yaparken habire baskı habire açık arama, habire telefon açıp baskı yapma, distribütörlerin 2 sine de para kazandırıyoruz satışlar arttı hepsi senin gibisi gelmedi diyor bölge müdürümüz habire aşşağılıyor sistematik olarak bıktırmaya çalışıyor. neyse böyle sürerken ben yaptığım bir analizden sonra çok güzel bir iş tarzı sürdüm distribütörle ilgili 1 plasiyer aracını çekip A tipi müşterilere onun yerine van araçla satış şefi vasıtasıyla soğuk satış yapıp rafını toplayıp düzenleyip ilgilenecek bir ekiple bu müşterilerin spota metroya ve bizim toplu tüketime olan bağlılığını koparıp verimli hale getirip plasiyer yerine şefle organize etmekti çözüm danıştığım herkesin gözleri parladı. zaten nedense bayilerden çok spot ve toptan marketler mal satıyor müşterilere hem bayilik ver hem toplu tüketim marketlerde bayiden ucuza mal sat neyse bu fikrimden dolayı vay sen nasıl bayiden araç düşürmeyi teklif edersin 2 uyarı cezası geldi tarafıma bunu merkeze yazmış savunmam alınmadan uyarı cezası geldi. aramızda kalsın bu atakan müdür uyarı cezası verdirdiği bu çözümümü beni işten attırdıktan sonra kendi malı gibi sahiplenip aynısını uyguladı. yine sesimizi çıkaramadık çünkü başka şehire gittik bi dünya masraf yaptık ev kurduk daha onların borcu bitmemiş birde cv mizde 5 ay çalışıp çıkmak zor duruma düşürecek sabrettik. bu atakan müdürümüzden saldırılar günde 5 vakit telefonla ve toplantılarda sözle devam etti. çünkü bizim arkamızda cemaat yoktu, yalaka değildik, kimsenin arkasından konuşup ispiyonculuk yapmıyorduk onun kendi müdürüne yaptığı gibi. iyice bilendi tam krizin başladığı en kötü günlerde beni işten attırdı. daha ev eşyalarının borcunu bitirmeden evlilik hazırlığı yaparken başka bir şehirde kala kaldım. girdiğim sıkıntılar yüzünden bu insandan da ayrıldım. eşyalarımı yok pahasına satıp babamın evine döndüm. ben bu firmaya girmeden zaten iyi bir işte başlamıştım. onlara güvendim başka bir şehire gittim masrafa girdim, sonra borcumla kaldım, evleneceğim insandan ayrıldım 30 yaşında biri olarak. cv'imde her görüşmede insanları bana karşı düşündürüyor bu durum. ve krizin tam başlangıcıydı 7 ay iş bulamadım kış kıyamet 4 duvar yaşadıklarımı ben bilirim. hala kendimi toplayamadım. arkamdan da doğuda birlikte görev yaptığı bir arkadaşını getirmiş benim yerime hesap belli. ama herşeyin şahidi rabbim hesap gününde ne murat ülkere ne insan kaynaklarına ne o atakan müdüre ne benim arkamdan laf dolandıranlara hakkımı helal etmiyorum beddua ediyorum. Bu firmaya girmeden önce çok mutlu biriydim ama artık değilim...
Bu mesajın içeriğinde verilen bilgilerin doğru olup olmadığı teknik olarak kontrolümüz altında değildir. Yazılanların içeriğinde gerçek dışı bilgilerin olma ihtimali vardır.
Vay be!
Merhaba,
Yazınızı okumadan işimden çok şikayetçiydim ama şuanda şükreder oldum.
Gerçekten çok haksız davranışlara maruz kalmışsınızdır.Onlar Allah kitap der ama haberleri bile yoktur ne olduğundan.Gerçekten geçmiş olsun:(
Bu mesajın içeriğinde verilen bilgilerin doğru olup olmadığı teknik olarak kontrolümüz altında değildir. Yazılanların içeriğinde gerçek dışı bilgilerin olma ihtimali vardır.
Üzücü
Dostum Allah sana sabır versin. yazını baştan sona okudum. şu an çalıştığım firmada bende işimden memnunum ancak daha iyi ücrete ve de ismi olan bir firmada çalışmayı planlıyordum. senin yazını okuyunca inan artık cesaret edemez oldum. Belki Perfetti, FritoLay, Unilever e.t.c. olur. ancak türkiş firmaları benden uzak dursun artık. Kaderimiz seninle bir yere kadar aynı çizilmiş. aynı devam etmesini asla istemiyorum. Çok sevdiğim bir kız arkadaşım var. uğruna ailemden evimi ayırdığım. Çok şükür geçiniyorum da. ama böyle bir maceraya girersem Allah muhafaza kaderimizin kalan kısmıda bire bir örtüşür diye korkuyorum.
Rabb' im tekrar sabır versin, sana bu sıkıntıları çektirenleri Ahir zamanda karşına dizsin inşallah.
Selamlarımla
Bu mesajın içeriğinde verilen bilgilerin doğru olup olmadığı teknik olarak kontrolümüz altında değildir. Yazılanların içeriğinde gerçek dışı bilgilerin olma ihtimali vardır.
Hakkaniyete uygun olması açısından bir önceki yazıma ek
Yazdığım yazıyı tekrar okuduğumda içimde bulunduğum psikolojiden biraz da abarttığımı düşünerek ülker'in iyi taraflarını da yazmak vicdani vebal olduğu için olumlu yanlarını da ekleyebilirim.
İşe alınma daha önce etkileyici bir kariyeriniz varsa çok uzun sürmüyor bana 1.5 haftada olumlu geri dönmüşlerdi. oryantasyon süreci istanbul için 1 ay civarı sürüyordu. Pratik olarak sizin konumunuzda biriylede 2 hafta çalışıyorsunuz iyi birine rastlarsanız çok alışma için oldukça mesafe kat edebilirsiniz. Zaten gittiğiniz bölgede de 1 ay oryantasyon süreciniz sürüyor aynı şekilde sizin konumunuzda biriyle bol bol pratik yapma şansınız var. Gideceğiniz bölgede belli bir müddet otel masraflarınızı karşılıyorlar. Benim ki gibi ekstra bir durum olmazsa arabanız bayilerde göreve başlayana kadar geliyor. Yakıt derdiniz de olmuyor bana kimse yakıtla ilgili hesap sormadı 2 bayim arasında oldukça mesafe olmasına karşın 6-7 depo mazot tüketmeme karşın kimse sormadı. Sosyal yaşantınızda da araç size tahsis ediliyor. Senede 1 defa evinizin yakıt masafı için para yatırıyorlar kışın en az yarısını bu parayla çıkarabiliyorsunuz. Senede 1 defa kurban parası yatıyor. Bayram parası 2 defa. Karnınızın doyacağı bir öğle yemeği için yemek fişleri geliyor o konuda da sıkıntı yok. Ayakkabı çeki de vermişlerdi. 5 yıldızlı otellerde kaliteli eğitim firmalarından eğitim görüyorsunuz ve belge alıyorsunuz. Eğitim konusunda beni oldukça tatmin etmişti. Sadece toplantılarda üstünüzle bir araya geliyorsunuz. Çalışma şeklinizi belirlemekte serbestliğiniz de var (tabi bazen hedef konusunda ayın son günlerinde sık sık haliniz hatrınız soruluyor). Firma içinde kampanya uygulamalarında sık sık bölgeler arası yarışmalar oluyor çeşitli hediyeler alıyorsunuz. Ben bi cep telefonu almıştım :) LCD televizyonlar yurt dışı tatilleri gibi gibi hediyeler de geliyor. Hedeflerinizi tutturursanız oldukça tatmin edici maaşlar alabiliyorsunuz benim aldığım para 2000 tl nin altına düşmedi. 4000 tl nin de üstüne çıktığı oldu. Birde ülkerde çalıştığınız için saygı görüyorsunuz. Sonuçta türkiye şartlarında çok da olanaklar bakımından böyle firmalar yok. Ayrıca arkadaşlık bakımından da herkes sizin gibi başka bir şehirde çalıştığı için kuvvetli bağlar var. Beni en tatmin eden nokta arkadaşlık bakımından dı. Yazdıklarımla insanların kafasını karıştırmayım belki de çalışıp mutlu olabilecek insanların aklını çelip hakkına da girmek istemem. Sonuçta müdür hakkında ağır da yazmışım. Ben astı olarak böyle bir müdürle bundan sonra inşallah çalışmam. Fakat işveren olarak da böyle bir müdür de bulsam piyasada ki en iyi parayı veririm veya kendim de yöneticilik yaptığım dönemlerde bu tip insanlara yetki verip çalışmayı tercih ederdim. Hak geçmemesi için bunları da eklemek istedim. sonuçta da bu ülkenin sermayesi ile kurulmuş bu ülkeye ait bir firma. Fabrikalarında bu ülkenin insanlarının karnı doyuyor. İnsanlar evlerine ekmek götürüyor aile geçindiriyorlar. Ben bir önceki yazımda helal etmediğim hakkımı herkese helal ediyorum. Allah benim ve herkesin yolunu açık etsin...
Bu mesajın içeriğinde verilen bilgilerin doğru olup olmadığı teknik olarak kontrolümüz altında değildir. Yazılanların içeriğinde gerçek dışı bilgilerin olma ihtimali vardır.
böyle çalışanların Ülker gibi bir firmada ne işi var?
Atakan her iki yorumunu da okuduktan sonra tarafsız bir gözle sana söyleyebileceğim. Yazıklar olsun. Ülker gibi bir firmayı önce karalıyorsun, daha sonra da maaşım 2.000'nin altına inmedi gibi sözler sarf ediyorsun. Senin gibi basiretsiz çalışanların bu firmada yeri yok güzel kardeşim.
Bu mesajın içeriğinde verilen bilgilerin doğru olup olmadığı teknik olarak kontrolümüz altında değildir. Yazılanların içeriğinde gerçek dışı bilgilerin olma ihtimali vardır.
Cevap
Amerikan ortaklı firmalar dışında kalan firmalar maalesef böyle. Bu gibi ortamlarda milliyetçiliğin bir anlamı yok. Ama kesinlikle ve kesinlikle cemaatçi firmalara güvenilmemeli. Benzer olayları farklı bir holdingte ben de yaşadım. Gerçekten çok kötü bir durum. İş yokluğunda bu firmalara girilmeli ve bir fırsat bulunduğunda arkaya bakmadan kaçılmalı. Haktır hukuktur tanıdıkları yok. Yeni iş için de cemaatçi olmayan bir yere girersen sorun kalmaz. Sonuçta onların adamı olsaydın işten atmazlardı. Olmadığın için atıldın bu da yeni firmanın işine gelir. Artı o CV seni sadece %10 tanıtıyor. Durum bu ve bir de meyve veren ağaç taşlanır.
Bu mesajın içeriğinde verilen bilgilerin doğru olup olmadığı teknik olarak kontrolümüz altında değildir. Yazılanların içeriğinde gerçek dışı bilgilerin olma ihtimali vardır.
sahibinin sesi
Kimsekim 'e 10 numara..Ülkerden bir maaş ikramiye alır bu ay...Bu siteyi izleyen ne kadar Ülker çalışanı varmış:))))) tabiki patronaja kendini göstermek isteyen.......
Bu mesajın içeriğinde verilen bilgilerin doğru olup olmadığı teknik olarak kontrolümüz altında değildir. Yazılanların içeriğinde gerçek dışı bilgilerin olma ihtimali vardır.
Cevaba cevap
Sizin mesajı bir de tersten okuyalım:
1) Ama kesinlikle ve kesinlikle Amerikan ortaklı firmalara güvenilmeli.
2) İş yokluğunda bu cemaatçi firmalara girilmeli ve bir fırsat bulunduğunda arkaya bakmadan Amerikan ortaklı firmalara kaçılmalı.
3) Amerikan ortaklı firmalar haktır hukuktur tanır.
4) Sonuçta Amerikan ortaklı firmaların adamı olmasan da işten atmazlar.
Nasıl göründü. Bunun üzerine artık bize birkaç Amerikan ortaklı firma ismi verirsin başvurmak için ideal... Avrupa ortaklı olanları da unutma, onların hakkı kalmasın. Onlarda ne kadar nezihtir kim bilir.
Bu mesajın içeriğinde verilen bilgilerin doğru olup olmadığı teknik olarak kontrolümüz altında değildir. Yazılanların içeriğinde gerçek dışı bilgilerin olma ihtimali vardır.
Okumuş ama anlamamışsın.
kimsekim rumuzlu arkadaşım, galiba sen atakann'ın yazdıklarını anlamak gibi bir zahmete katlanmamışsın. Sen işin sadece parasal boyutunu ele alıp diğer olumsuz yönlerini ( örneğin; çalışana karşı sistematik olarak yönetici tarafından yapılan mobbing, terfi imkanlarından başarılı personelin yoksun bırakılması, yöneticinin senin yerine eski iş arkadaşlarından veya ekibinden birilerini o pozisyona getirebilmek için kurguladığı senaryolar, yeniliklere, yeni fikirlere kapalı bir yönetici tipi vs. ) görmezlikten gelerek ileride başına gelmesi muhtemel olayları yok saymışsın. Her şey para mı sence? Bir bölge yöneticisi için 2000 TL çok mu fazla? Atakann, şirketin olumsuz taraflarını yazarken vicdanen olumlu gördüğü noktaları da yazma ihtiyacı hissederek hakkaniyetli bir iş yaptığını neden düşünmek istemiyorsun? atakann'ın ilk yazdığı yazıyı okuduktan sonra bu şirkete başvurmayı hiç düşünmeyen, işinin ehli binlerce kalifiye eleman, şirketin, atakann'ın pozisyonunda çalışan biri için sağladığı maddi imkanları okuduktan sonra fikrini değiştirmiş olamaz mı? atakann eğer şirketin olumlu gördüğü yönlerini yazmış olmasaydı buradaki yazıyı okuyan ve işi bilen hemen herkes belkide bundan sonra Ülker'in ürünlerini bile almayı düşünmeyecekti. Para için her şeye katlanırım diyen biri, gerçekten her şeye katlanabilir mi? Haksızlıklara kim katlanabilir? peki ya ayak oyunları ve sistematik mobbinge?... atakann gibilerin Ülker'de ne işi var demekle aslında onu işe alan ve yıllarca çalıştıran bir kurumu basiretsizlikle suçladığının farkında değilsin sanırım. Bu arkadaş madem o kadar kötü ve basiretsizdi de neden onca zaman bu arkadaşı basiretli olan Ülker yönetimi işten çıkarmadı? Üstelik bölgesinde oldukça başarılı olmuş ve türlü ödüller kazanmış birini işten çıkarsaydı o zaman. Neye dayandıracaktı bu haksız işten çıkarmayı. atakann Ülker'e dava açsa zengin olurdu. Fakat atakann'ın işten kendiliğinden çıkmasını sağlayacak bu ahlaksız işi yöneticisi üstlenmiş. Bu görevinde de çok başarılı olduğu su götürmez bir gerçek. Bir kişiyi eleştirirken üzerindeki işçi gömleğini çıkarıp onun yerine bir kaç dakikalığına geçmiş olsaydın o zaman yazdıklarını çok iyi anlayabilirdin.
Bu mesajın içeriğinde verilen bilgilerin doğru olup olmadığı teknik olarak kontrolümüz altında değildir. Yazılanların içeriğinde gerçek dışı bilgilerin olma ihtimali vardır.
Bu sayfaya erişebilmek için lütfen kullanıcı adınızı ve şifrenizi giriniz. Üye değilseniz üye olmak için lütfen buraya tıklayın
Bu sayfaya erişebilmek için lütfen kullanıcı adınızı ve şifrenizi giriniz. Üye değilseniz üye olmak için lütfen buraya tıklayın
|
|
|
 |
|